küçük şehirlerden geçen o büyük devletler gibiydi
aramızdaki bu şey.
savaşlar oluyordu, hırpalandım.
zaferler de vardı, mutlu da oldum.
Devletlerin en şaşalı zamanları gibiydik senle,
karşılıklı gülüşürken.
kokunla uykuya dalıp,
geceleri ayaklarım ayaklarına çarpınca uyanıp
seninle uyumanın, uyanmanın mucizesini anlamaya çalırken.
hani çok şaşalıydı ya her şey,
gözlerimiz de bunun usulünce boyalıydı,rengarek.siyah hariç.
*
ahh! sonrası tahmin edersiniz ki duraklama dönemi.
ve devamı bildiğiniz şekilde gelişiyor.
Birden kurulup dağılmıyor ya devletler, o küçük şehre büyük hikayeler de böyle sığıyor.
verem ediyor.
etmeden gitmiyor.