durup dururken kalkıyorsun yerinden,kurt kaynıyor
içinde var bir sıkıntı ama söylesen keşke, ben de bilsem.
yarı içinden yarı dışından söylenip duruyorsun
kelimeleri seçemiyorum ama hayli öfke dolu olduklarını mimiklerin bağırıyor.
bana dönüyorsun bir süre bakıyorsun boş boş
tam bir şeyler söylemeye yelteniyorsun derin bir of çekip, neyse, diyip çeviriyorsun kafanı
pencereden dışarıyı izliyorsun, camın buğusuna bir şeyler yazmak geçiyor içinden biliyorum
bekliyorum.
tepende inanılmaz bir gürültü var beynin zonkluyor,gözlerini kısıyorsun.
gözünün önüne getirmeye çalışıyorsun yeniden, olanları.
‘hak edip etmediğini düşünüyorsun,bunca zamanı’ sonra odaklanamıyorsun içini kemiren bu durumlara
kendini güçlü zannederdin,biliyorum aslında öylesin de
şimdi geçiriyorsun içinden aslında kolay kırılan bir insan olduğunu
bu daha da dibe itiyor, hemen uzaklaştırıyorsun kendini bu düşünceden,bastırıyorsun.
*
*
*
-Kalkabilirsiniz. Bir baş dönmesi var mı?
-hayır
-Pekala. Üzerinizi giyebilirsiniz. Sonuçları öğleden sonra doktorunuzla görüşebilirsiniz.
geçmiş olsun.
*
-kaçtığım bazı durumlarla- kımıldamamam gereken bir aletin içinde -kendimle- yüzleştim.
üzerinde düşünsem de düşünmesem de bana hissettirdiği şey aynıymış
hayal kırıklığı.